Bu Blogda Ara

http://ankaratarihi.blogspot.com/ iceriginin kopyalanmasi halinde 5846 sayili FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU'na gore yasal islem uygulanir.Bu sitedeki yazilara yorum yapabilirsiniz, siteye üye olarak kendi sitenizden link verebilirsiniz.

18 Aralık 2009 Cuma

GÖNÜL TANKUT HOCAMI KAYBETTİK!



Ne yazık ki, geçtiğimiz günlerde Gönül Tankut hocamı (zı) ebediyete uğurladık... 1974 yılında ODTÜ'ye girdiğimden buyana, 30 yılı aşkın bir süre bilimsel ve akademik hayatımda yer etmiş, etkilendiğim, hayran kaldığım ve çok sevdiğim bir insandı..
O büyük bir kişilikti, kendini ihmal ederek bilime, tarihsel/doğal çevre korumasına, şehirciliğe adamıştı..Yüzlerce öğrenci yetiştirdi ve hepsini de şehirciliği, tarihi sevdirerek..

Koruma Kurulunda 20 yılı aşkın görev yapmak (hem de Başkan olarak) ne demektir, kurul üyeliği yapmış olanlar bilir..Toplantılarda 30-50 dosya incelemek, Belediyelerle Kamu Kurumları ile boğuşmak..

Hastalığının arkasında giderek daha çok yalnız olması ve kendine hiç bakmaması büyük önem taşımıştı. Çok sevdiği birkaç öğrencisi onu yalnız bırakmamıştı son anına kadar.

Bölüm Başkanım, Dekanım, Master Tezimin yöneticisi, Ankara Belediyesinde birlikte omuz omuza çalıştığım, Ulus ve Kale yarışmalarında birlikte jürilerde yer aldığım kişi idi. Kale ve Ulus Tarihi Kent Merkezi Koruma Geliştirme Çalışmalarında bize yön veren, akıl danıştığımız hocamızdı.. Jansen Mektuplarının derlenmesi, değerlendirmesini yaparak bilim dünyasına bir kitap ile katkı yaptı..

Birlikte pekçok bilimsel toplantıya katıldık, daha doğrusu ben onu izlemeye çalıştım..Safranbolu'daki Sempozyuma giderken, O'na kendi deyimi ile "eskort"luk etme ve birlikte aynı konakta kalma, sabah kahvaltılarını birlikte etmek gibi pekçok anıyı beraber yaşadık..

Toplantılarda genellikle Oturum Başkanı, Panel Yöneticisi idi ve O'nu herkes gibi hayranlıkla izlerdim. Tüm oturumu dikkatle dinler, o güzel uslübu ve sevecen tavırları ile can alıcı noktaları özetlerdi. "Gönül isterdi" ki tümcesi ile konuları bağlar iken, salondaki gülüşme ve alkışları duyardık.

Onun otoriter tavırla yönettiği, zamanı dakik kullandığı oturumları hep hatırlarım. Birkaç dili çok iyi konuşur ve yabancı konuklarla ilgilenirdi. Giyimi, takıları genç kızları bazen kıskandırırdı..

Çevik ve hareketli, hazırcevap, zeki bir insandı..Bir toplantıda "Halkın Katılımı" tartışılırken kulağıma eğilip "Halkın katılımı değil, halkın takılmaması!" demişti, bir başkasında "PORTAŞ" konusu (Portakal Çiçeği Vadisi) tartışırken "Az Por, Çok TAŞ" diyerek taşlama yapmıştı.. Pek çok anıyı buraya sığdırmak olası değil tabii..

Daha sonra SBF'de, hemen hemen eş zamanlı doktora yaptığımızda "ODTÜ'den Siyasallaşanlar" deyimi ile bizi yönlendirmişti.

Teyzesi ve dayısını peşpeşe kaybettikten sonra giderek daha yalnız kaldı sevgili Gönül Hocam..

ODTÜ'den emekli olduktan sonra bile hayatı ve derslerini, çok sevdiği Koruma kurulunu hiç bırakmadı son bir kaç aya kadar..Söylenecek çok şey var, ama en iyisi ona layık olabilmek..

Başımız sağolsun..


Bu yazı Prof. Gönül Tankut'u kaybettiğimiz 27 Nisan 2005 tarihinde yazılmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder