Bu Blogda Ara

http://ankaratarihi.blogspot.com/ iceriginin kopyalanmasi halinde 5846 sayili FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU'na gore yasal islem uygulanir.Bu sitedeki yazilara yorum yapabilirsiniz, siteye üye olarak kendi sitenizden link verebilirsiniz.

3 Aralık 2009 Perşembe

AB’ne girsek de, girmesek de.......

AB’ne girsek de, girmesek de.......

Bu yazı politik bir yazı değildir, ancak çevre ve kent politikası açısından Avrupa Birliği’ne tam üyelik sürecinde (girsek de girmesek de!) neler yapılması gerektiğini, yapılabileceğini düşündürmeye yönelik olarak hazırlanmıştır.
Sanırım, Ankara’da plansız gelişmeden “Çevre duyarlı, çağdaş ve sürdürülebilir planlı” bir kentsel gelişmeye yönelmek, atılacak en önemli adımlardan biri olacaktır. Bu nedenle, AB’ne tam üyelik için düşünülen (2015) ve Ankara’nın Başkent oluşunun da 95. yılı olacak hedefe yönelik bir “YEŞİL SENARYO”; “YEŞİL/EKOLOJİK POLİTİKA” ve “ÇEVRE DUYARLI BİR PLANLAMA ÇERÇEVESİ” önermek istiyorum.
 Tüm Planlar; doğal değerler, yer altı ve yerüstü su kaynakları ve su havzaları, kültürel ve tarihsel çevre değerleri dikkate alınarak yeniden irdelenmeli, hava, su ve toprak kirlilikleri dikkate alınmalıdır. Doğal çevre ve tarihsel/kültürel tüm değerlerin korunduğu, bir “Ankara Metropoliten Alan Nazım Planı” (1/25 000) hazırlanmalıdır.
 Ankara’da (ve diğer kentlerde de) tarihsel / kültürel değerlerin envanteri tam olarak çıkarılmalı ve “Tarihsel Çevre Koruma Ana Planı” yapılmalıdır. Bu Plan var olan koruma planlarını yeniden gözden geçirilerek yapılabilir. Bu planlara kesinlikle uyulmalıdır.
 Doğal değerler, su havzaları, değerli topraklar, flora ve faunayı içeren bir envanter yapılmalıdır. Bu değerleri koruyup geliştirmeyi içeren bir “Doğal Çevre Koruma Ana Planı” hazırlanmalıdır. Kentsel ekolojik çevreyi dikkate alan ve yaya yolları, bölgeleri, yeşil akslar, kamalar, spor alanları ve bisiklet, yürüyüş yollarını içeren bir sistemler bütünü oluşturulmalı, yeşil alan oranlarının arttırılması için tüm hazine toprakları, belediye mülkleri koruma altına alınmalıdır.
 . “Kentsel dönüşüm” ve “Sürdürülebilir Koruma” ilkeleri birlikte düşünülmelidir. Kentsel dönüşüm yapılırken “Ekolojik Planlama“ yaklaşımları ile “Kentsel Ekoloji” dikkate alınmalıdır.
 Uygulama İmar Planları (1/1000), yukarıdaki yöntemle hazırlanan Nazım planlar (bunlara EKO-PLAN da denilebilir) doğrultusunda yeniden gözden geçirilmeli, makro-planlara uyum sağlamayanlar yeniden hazırlanmalıdır.
 Hazırlanacak Nazım Planlar, “Yapısal (Structural)” nitelikte “Stratejik” planlar olmalı, uygulamaya yönelik “Özel Proje Alanları”, “Kamu Proje Alanları” ile “Etaplama” ve “Uygulama Modelleri” ni içermelidir.

EKO-PLANLARIN BÜTÜNLEYİCİSİ OLARAK HAZIRLANACAK “ANA-PLANLAR” ;

 “ÇEVRESEL ANA PLAN“ : Flora ve fauna (canlı sistem) ile, su, toprak ve havadan oluşan (doğal sistem) çevrenin insan yapısı öğeler (kent dokusu) ile ilişkilerinin sağlıklı kurulmasını sağlayacak bir plandır (1/25 000).

 “ULAŞIM ANA PLANI” : Yaya, bisiklet, atlı spor, koşu/yürüyüş vb. doğal aktivitelere ağırlık verecek şekilde tüm ulaşım sisteminin yeniden ele alınacağı bir plandır. Toplu taşın sistemleri (raylı-tramvay-metro-troleybüs, -otobüs/dolmuş hariç) ile, özellikle kent merkezlerinin (Kızılay + Alt Merkezler / Çayyolu-Batıkent-Etlik-Keçiören-Tunalı-Bahçeli–Esat vd.) ağırlıklı olarak yaya bölgesi olarak planlanmasına yönelik çalışmalar yapılmalıdır.

 “YEŞİL SİSTEMİ ANA PLANI” : Çevresel ana planla bağlantılı olarak kentsel ölçekten başlayarak (Vadiler, Kent Parkları vd.) semt ve mahalle ölçeklerine kadar giden (yeşil kama, yaya aksları, semt/mahalle park, spor alanları ve yaya yolları) yeşil sistemi oluşturmaya çalışan, kentin doğal verilerini değerlendirerek (Kavaklıdere, Dikmen, Etlik, Keçiören Bağları vd.) restore etmeyi amaçlayan bir plandır (1/5000 – gerekirse 1/1000).

 “KÜLTÜREL DEĞERLER ANA PLANI” : Eski Ankara ve Cumhuriyet ile özdeşleşmiş, Atatürk Devrimlerinin mekansal karşılıklarının yer aldığı simgelerin geliştirilip değerlendirileceği bir plandır. Tarihsel / kültürel alanlar ile tescilli/tescilsiz korunması gerekli kültür varlıklarını dikkate alarak hazırlanacak bir plandır. Bu planda; öncelikler, korumaya yönelik ilke ve kararlar, etaplama, yapı/yapı gruplarının birbirleri ile olan ilişkileri yer alacak, Yeşil Sistemi Ana Planı” ve “Ulaşım Ana Planı” ile entegre edilecektir. Buna bağlı doğal, tarihsel/kültürel değerlerin özel projelerle ele alınmasına, onarım ve sağlıklaştırılmasına yönelik alt ölçeklerde (1/1000, 1/500...1/1) planlama ve projelendirme çalışmaları yapılmalıdır.

 “YERLEŞMELER ANA PLANI” : İmarlı, imarsız, planlı ve plan dışı tüm yerleşimleri ele alarak sağlıklı, yaşanabilir ve sürdürülebilir bir “Yaşam Çevresi / Habitat” oluşturmayı hedefleyen bir plandır. (1/5000-1/1000-1/500.....1/1 Ölçeklerde ele alınmalıdır). Isıtma, soğutma, iletişim, su, atıksu/içmesuyu, kanalizasyon, elektrik vb. teknik altyapı sistemlerinin geliştirilmesi ile yapının iç konfor (tuvalet, mutfak, banyo, sağlıklı m2’ler) durumunu geliştirmeyi hedefleyen planlama çalışmalarıdır. Güneş enerjisi kullanımı ile, aydınlatma, ısıtma, enerji tasarrufu, yalıtım, depreme dayanıklılık gibi pek çok konunun bir arada ve kapsamlı olarak ele alınmasını gerektirir. Kentte yık-yap-sat süreci ve ıslah planlama süreci denetim altına alınmalı, yapıların ekonomik ve teknik ömürleri dolmadan yıkımı önlenmelidir. Altyapının, yolların, kaldırımların her seçim dönemi yeniden ele alınmasının önüne geçilmelidir. Sürdürülebilir kentsel gelişme ancak böyle sağlanabilir.

 “ALTYAPI ANA PLANI” : Teknik donatı alanları dahil, altyapının çevresel ilkeler doğrultusunda yeniden ele alınmasını gerektiren bir plandır.

Kentlinin, kentte yaşayanların, “Ankara”lının doğal ve tarihsel çevre korunmasına yönelik olarak bilinçlendirilmesi ve bilgilendirilmesi, sivil toplum örgütlerinin geliştirilerek koruma/geliştirme konularında çalışmalar yapmalarının sağlanması da geleceğe yönelik önemli bir konudur. Her kentliye bu konuda önemli görevler düştüğü de unutulmamalıdır.

AB’ ne ulaşmak için çok çalışmamız gerekli..

Kalın sağlıcakla....


Ankara Magazine Dergisi, “Kent ve Çevre Köşesi”, Ocak 2005, SAYI 38, s.44'de yayınlanmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder