Bu Blogda Ara

http://ankaratarihi.blogspot.com/ iceriginin kopyalanmasi halinde 5846 sayili FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU'na gore yasal islem uygulanir.Bu sitedeki yazilara yorum yapabilirsiniz, siteye üye olarak kendi sitenizden link verebilirsiniz.

12 Ocak 2010 Salı

TARİHSEL ÇEVRE KORUMA POLİTİKALARI : ANKARA (2)



5.3. ANKARA KALEİÇİ TARİHİ KENTSEL SİT ALANININ KORUNMASINA İLİŞKİN ÇABALAR VE
KAMUNUN TUTUM VE DAVRANIŞLARI



Şekil 17. BENDDERESİ VE KALE (H. JANSEN - 1933)


"Eski büyük bir maziden şerefli hale olan istek, Ankara'nın imar planını tesbit eder. Kale, şehir tacı olarak kalıyor. Müteakiben ehemmiyetli yollar, yeşil şeritleri birlik kısımları yayılmağa başlar. Milli abide olan Kalenin tamir edilerek, yenileştirilmesiyle, kuvvet bulacak olan Anadolu ruhunun takdis edileceği zaman gelecektir. Korunmak istenen halile Kaleye doğru uzanan eski şehir talimatnamesi ile herhangi bir tecavüzden korunacaktır. Sade garp kısımları zamanın icabına uydurulabilir." (33) (Şekil 17-18-19)



Şekil 18. ANKARA KALESİ 1711 TARİHLİ GRAVÜRDE (P. TOURNEFORD)


Planında “Kale” nin şehrin her tarafından algılanması ve korunmasına büyük önem veren Prof. Hermann Jansen böyle diyordu, plan raporunda...
Ulus ve Kale, bugünkü durumuyla özlenen ve istenileni vermekten çok
uzak bir durumdadır. Daha önceki bölümlerde anlatılan bazı uygulamalar, eski şehri korumak bir yana tahribe yönelmiş, “KALE” değil kentin her yanından algılanması, görülüp fark edilmesine engel olacak yapılaşmalarla perdelenmiştir (Şekil 20-21).


Şekil 19. ANKARA KALESİ 1920’ LERDE (E. MAMBOURY’ DEN)


Şekil 20. ANKARA KALESİ VE YAKIN ÇEVRESİ (1987)



Şekil 21. KALENİN GÜNÜMÜZDEKİ GÖRÜNÜMÜ (ANITKABİR’ DEN-1990’ LAR)


“Kaleiçi Tarihi Kentsel Sit Alanı”, Jansen planından bu yana
“Protokol Alanı” sınırlaması ile ticari merkezin baskısından uzakta olması ve herhangi bir planlama ile şuyulandırma (parsel birleştirme) yapılmamış bulunması nedeniyle bütünüyle korunmaya aday kent parçası olarak görülmektedir.
Ancak, bugüne kadar yapılan koruma daha çok yasaklayıcı, engelleyici, ve pasif bir koruma olduğundan, Kaleiçi konutları da, bugün bakımsız, yoğun kullanımlı, eklenti ve bölünmelerle fiziki durumu kötü, mimari ve estetik değerleri yok olma yoluna girmiş yapılardır. Halbuki, Kaleiçi’ ndeki yapı stoğu da, sürdürülebilir bir kalkınma için turizm, ticaret, kültür, konut, vb. kullanımları üstlenerek geliştirilebilecektir.

5.3.1. Ankara Kaleiçi’ nde Korumaya Yönelik Planlama Çalışmaları

Ankara Kalesi Koruma Geliştirme Projesi’ nin “Tespit ve Değerlendirme ve Ön Kararlar” etabında, Kaleiçi’ ne yönelik koruma, sağlıklaştırma ve geliştirme kararlarının verilebilmesi için gerekli fiziki ve sosyo-ekonomik yapıya ilişkin bilgiler derlenmiş ve değerlendirilmiştir. (34)
Bu çalışmada, koruma, sağlıklaştırma ve geliştirme kararlarının verilebilmesi için gerekli fiziki ve sosyo-ekonomik yapıya ilişkin bilgiler derlenmiş ve değerlendirilmiştir. Ayrıca, bu değerlendirme ışığında, mevcut planlama koruma araç ve olanakları çerçevesinde, uygulamaya dönük Koruma - Planlama Politikası seçenekleri ortaya konmuş, örgütlenme modelleri önerilmiştir. Aynı zamanda, fotogrametrik ve fotografik tespit ve belgeleme çalışması yapılmış, iç ve dış tespitlerle yapıların fiziki ve mimari özellikleri saptanmıştır.

Bu çalışmada önerilen koruma ve geliştirme politika seçenekleri aşağıda özetlenmiştir:

SEÇENEK 1 : Kale ve civarının gelişme ve korunmasını imar planı ve eski eserler kurumu kararları ile denetlemek:

Geçmişteki “Protokol Alanı” tutumunu anımsatan bu seçenek, alışılagelmişliği nedeniyle kolaylıkla yürürlüğe konabilir nitelikte bulunmuştur. Daha geçerli bir yaklaşım uygulanamazsa bununla yetinmek zorunluluğu doğabilir denilmektedir. Bu seçenek yeni örgütlenmelere ve daha önemlisi yeni akçalı olanaklara gereksinme yaratmamaktadır. Ancak, sadece yasaklamaya dönük bir tutumla, geliştirme ve koruma projesinin ne ölçüde uygulanabileceği konusunda ciddi kuşkular bulunduğu belirtilmektedir. Nitekim günümüze dek süregelen uygulamaların ağırlıklı olarak bu seçenek yönünde olduğu gözlenmiştir.

SEÇENEK 2: Koruma amaçlı yasaklama kararları yanı sıra kamunun çevre kalitesini yükseltici etkinlikler yapması:

Başta Belediye olmak üzere, bazı kamu kurumlarının Kale ve çevresindeki yol, meydan, otopark, okul, su, elektrik gibi altyapı donatımı, hazırlanacak projelere uygun kalitede ve öncelikle sağlayacağı varsayılmaktadır.

1981 yılında, Başkent Ankara’ nın tarihi kent dokusunun korunması çabalarına bir başlangıç olarak küçük bir bölgede uygulamaya geçilmesinin özendirici bir örnek oluşturacağı düşünülmüş, Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından Dış Kale, Kale Kapısı, Devdiran ve Doyran Sokak’ taki konutların cephelerinin çevreye uyumlu bir hale getirilmesi, onarım ve cephe düzenlemesi yapılması amacıyla bir proje hazırlanmıştır (Şekil22).






Şekil 22. KALEKAPISI SOKAK DÜZENLEME PROJESİ (KÜLTÜR BAKANLIĞI-1981)

Ancak, bu proje sergilenerek halkın ilgi ve katılımı sağlandığı halde ne yazık ki uygulanma olanağı bulunamamıştır.

Kaleiçi araştırma raporunda; ".....çevrenin düzenlenmesi sonucunda ev sahiplerinin yapıların bakım ve onarımı yönünde bir güdü kazanmaları ve giderek daha yukarı gelir gruplarından bazı kişilerin Kale'de ev satın alarak bunları restore etmeleri olanaksız değildir." şeklinde bir yorum da bulunmaktadır. Nitekim, Kale Proje Yarışması sonucunda bu yönde bir gelişim süreci yavaş olsa da oluşmuştur.

SEÇENEK 3 : Yapıların restorasyonuna sübvansiyon vermek:

Ana sorunu oluşturan, yapıların sahiplerince restorasyonunda görülen akçalı tıkanıklığı gidermek üzere kamu tarafından kredi veya hibe biçimde sübvansiyonlar vermek dünyada yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Verilen sübvansiyonlar, dolaysız etkilere yanı sıra, bölgede restorasyon yönünde bir hareket yaratmakla hem ev sahiplerine güdü verebilir, hem de yatırım gücüne sahip kuruluş veya kişilerin bu harekete katılmak olasılığını arttırabilir.

SEÇENEK 4: Kale’ deki yapıları kamulaştırarak kamu eliyle restore etmek:

Bu seçenek bir uç seçenek olarak belirtilmiştir. Kamulaştırma ve restorasyon giderlerinin tümünün kamuya yüklendiği bu seçeneğin, akçalı yönden gerçekleştirilmesinin güçlüğü açıktır.

Koruma Kurumları yolu ile koruma ve yenilenmeye dönük yasaklamalar konulacağı (Seçenek 1), öte yandan Belediye ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının çevre kalitesini yükseltici uygulamalar yapmasına (Seçenek 2), sınırlı da olsa sağlanabilecek kredi ve diğer akçalı destekleme kaynaklarının en özendirici biçimde kullanılmasına (Seçenek 3) ve kamu kuruluşlarıyla tüzel ve özel kişilerin en çok sayıda ev alıp restore etmelerine (Seçenek 4) çaba gösterileceği varsayılmıştır.

Nitekim son 18 yıldaki uygulamaların tümüne bakıldığında bu tür bir yaklaşımın egemen olduğu görülmektedir. ODTÜ Çalışması “Saptama ve Belgeleme” ye yönelik bir çalışma olarak kalmış, Kültür Bakanlığı bu çalışmayı değerlendirerek “Koruma Amaçlı” bir plan geliştirememiştir.

Ankara Belediyesi’ ne bağlı Ankara Şehri İmar Müdürlüğü (AŞİM) bünyesinde “Ankara Tarihi Kent Dokusu Koruma-Geliştirme-Planlama Çalışmaları” başlangıcından (Ağustos 1983), Altındağ Belediyesi Planlama Birimi oluşuncaya (1985) kadar geçen süre içinde, AŞİM ve Kültür Bakanlığı tarafından oluşturulan “Teknik Ekip” elemanları ön araştırmalar ile örgütlenme, finansman, politika saptanması ve projenin tamamlanabilmesi için işbirliği yapmıştır.

Projenin bu aşamasında; mülkiyet araştırması yapılmış, saptama ve belgeleme (tesbit ve tescil) çalışmaları yenilenmiştir. Ankara Kalesi’ nin çevre ile olan ulaşım ve fonksiyonel bağlantılarının belirlenmesi üzerinde durulmuştur. Kültür Bakanlığı teknik ekip üyelerinin Kale’ nin Metropoliten kent merkezi içindeki konumunun, Ulus Tarihi Kent Merkezi Yarışması sonucunda daha net olarak belirlenebileceği önerisi doğrultusunda çalışmalar bekletilmiş, daha sonra yeni oluşturulan Altındağ Belediyesi tarafından sürdürülmüştür. Bu noktada kurumlar arası çekişmenin varlığı ve yetki kargaşasından söz etmek gereklidir. Projenin sahipliliği üzerine tartışmalar sürüp gitmektedir.

1986 yılında “Ulus Tarihi Kent Merkezi Çevre Düzenleme Yarışması” açılmış ancak bu proje 1990 yılında tamamlanabilmiştir. Böylece, ulaşım ve çevre kullanımlarına ilişkin kararlar gecikerek de olsa alınabilmiştir (Şekil 23).




Şekil 23. KALE ÇEVRESİ YAYA VE TAŞIT ULAŞIMI


a. Surlar ve Kamu Mülkiyetindeki Bazı Yapıların Onarımı :

Bu çalışmalar devam ederken; Ankara Belediyesi tarafından Belediye Başkanı Mehmet Barlas zamanında (1973) çevreye “örnek bir onarım göstermek” amacıyla satın alınan yapılara el atılmıştır. Bu yapılar her toplantıda Kültür Bakanlığı ile belediye arasında önemli bir gündem maddesini oluşturmuştur (Şekil24).



Şekil 24. KALEKAPISI VE TAÇ VAKFI’ NIN RESTORE ETTİĞİ YAPILAR

11 yıldır içinde yaşayanlar boşaltılarak boş ve bakımsız durumda bırakılan, Kaleiçi Doyran Sokak 5, 7 ve 9 kapı numaralı eski Ankara evleri, sonuçta (35), “Türkiye Anıt-Çevre ve Turizm Değerlerini Koruma Vakfı” (T.A.Ç.) ile 21.3.1984 tarihinde imzalanan bir protokol uyarınca onarım ve işletmesi yapılmak üzere adı geçen vakfa devredilmiştir.
Restorasyon çalışmaları sonucunda bu evlerin, “Eski Ankara Evi” niteliğinde lokanta, pastahane ve hediyelik eşya satış (bakırcı, kilimci, vb.) birimleri halinde düzenlenmesi planlanmıştır.



Şekil 25. RESTORE EDİLMEDEN ÖNCE ve RESTORASYON ESNASINDA YAPILARIN DURUMU (Fotoğraf : Mehmet Tunçer 1984-1987)





Şekil 26. RESTORE EDİLMEDEN ÖNCE ve RESTORASYON ESNASINDA YAPILARIN DURUMU (Fotoğraf : Mehmet Tunçer 1984-1987)



Şekil 27. ÜÇ EV (RESTORASYON SONRASI Fotoğraf : Mehmet Tunçer 1998)

Ancak, idari ve akçalı bazı sorunlar nedeniyle onarım çalışmaları çok uzun sürmüş, ancak 1992 yılında tamamlanabilmiş ve amaçlananın dışında (lokanta, çay bahçesi) olarak halen kullanılmaktadır (Şekil 25-26-27).
Halbuki, bu tür uygulamaların olabildiğince çabuk tamamlanması, halkın korumaya olan güvenini kazanmak ve ilgisini çekmek bakımından önem taşımaktadır. 19 yıl gibi çok uzun bir süre içinde gerçekleştirilebilen bu “örnek” nasıl bir örnek olacaktır? Gene de, Kalekapısı’ ndan girişte sol tarafta yer alan bu yapılara prestij niteliği taşıyan bir kullanımın verilmesi ve zaman zaman turistlerin, politikacıların, sanatçıların ve Ankara halkının Kale’ ye olan ilgilerini çekmek bakımından önemli bir gelişme sayılmalıdır.

Bu arada Kale çevresinde özel bazı onarım uygulamaları yapılmaktadır. Buna örnek olarak Pirinç Han onarımı verilebilir (Şekil 28).



Şekil 28. PİRİNÇ HAN ONARIMI (1986-1987)

Eski Ankara evlerinin uzun yıllar boyu ihmaline karşın, Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Ankara Kalesi Sur ve Burçlarına ilişkin onarım çalışmalarını belirli bir plan ve program çerçevesinde sürdürmüş ve tamamlamıştır (36) (Şekil 29).



Şekil 29. RESTORASYON ÖNCESİ ZİNDANKALE (1980)

Ankara Kalesi Sur ve Burçlarına yönelik onarım ve restorasyon çalışmalarına, 1980 yılında, Hisar Kapı’ nın bulunduğu burçlardan başlanmış, 1981 yılında Zindan Kapı ve yakın çevresindeki surlar ele alınmıştır. 1983 yılında ise, Hisar Kapısının üst burçlarındaki eksik kısımlar aslına uygun tamamlanarak, derzleri yapılmıştır. Aynı yıl Akkale ele alınarak, içinde bulunan odalarda onarım çalışmaları gerçekleştirilmiş, gezinti duvarlarına çıkış merdivenleri yapılmış ve yıkık dendaneler restore edilmiştir.

1984 yılında ise Akkale’ nin dış duvarlarında gerekli onarımlar yapılmış, ayrıca İç Kale Surlarındaki 4 burçta restorasyon çalışmaları tamamlanmıştır.
1985 yılında, Şark Kale ve yakın çevresindeki burçlarda onarım ve restorasyon çalışmaları sürdürülmüştür (37)

Bu çalışmaların yanı sıra, P.T.T. tarafından Kaleiçi’ ne telefon hattı döşenmiş ve kulübeler konmuştur. Ayrıca, T.A.Ç. Vakfı tarafından onarılmakta olan üç yapıya ek olarak yıkılmaya yüz tutan Dış Kale Kireçli Sokak No 4’ de bulunan 1825 (H.1241) tarihli sivil mimarlık örneği, Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırılmış ve kültürel amaçla (GESAV/ Kültür ve Sanat Merkezi) restorasyonu tamamlanmıştır.

b. Kaleiçinde Saptama ve Belgeleme Çalışmaları :

Ankara Kalesi ve yerleşim alanı, 2981 Sayılı Yasanın 6. Maddesi uyarınca ve 2863 Sayılı Yasa doğrultusunda Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü uzmanları tarafından yeniden incelenmiştir (38).

Ankara Kalesi'nin “1. Derece Tarihi Kentsel Sit Alanı” olarak tescil kaydının devamı ve 44 adet sivil yapı ile 1 adet anıtsal yapının korunması gerekli taşınmaz kültür varlıkları olarak tescil edilmesi kararlaştırılmıştır (39).

Diğer kentsel sit alanlarında daha önce benzerleri görülen tescilli yapıların yok olması ya da yenilenmesi olgusuna Kaleiçi’ nde de rastlanmaktadır.

Yenilenen saptama ve belgeleme işlemi sonucunda yerinde olmadığı veya yenilendiği tesbit edilen tescilli yapılar listesi aşağıda verilmiştir:

ESKİ
ENVANTER NO ADRES PAFTA ADA PARSEL
----------------------------------------------------------------------
78 Özbeyler Mah. Öksüzler 86 421 37
Sokak No.58
107 Yenice Mah. Doğu Sokak 84 433 1
No.1
111 Meydan Mah. Sarıkadın 67 357 12
Sokak No.9
115 Demirtaş Mah. Hamamönü 62 277 10
Sokak No.26
271 Misak-ı Milli Mah. 28 174 3
Topçular Sokak No.23
272 Misak-ı Milli Mah. 28 174 1
Topcular Sokak No.25


Yüksek Kurul’ un aldığı karar ile en geç iki yıl içinde “Ankara Kalesi Koruma Amaçlı İmar Planı” nın hazırlanması ve bu plan yapılıncaya kadar “Ankara Kalesi Koruma Geliştirme ve Yeni Yapılaşma Hükümleri’ nin” geçerli olması istenmektedir.


5.3.2. Ankara Kalesi Koruma Geliştirme İmar Planı Proje Yarışması

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Altındağ Belediyesi, Büyük Şehir Belediyesi’ nin de katkılarıyla, “Ankara Kalesi’ nin çağdaş şehircilik, ulaşım, peyzaj ve restorasyon ilkeleri açısından günümüz ve geleceğin gereksinimlerini karşılayacak biçimde şekillenmesini sağlayacak tasarımları elde etmek” amacıyla, “Ankara Kalesi Koruma Geliştirme (İmar Planı) Projesi” yarışmasını açmıştır (Şekil 30).




Şekil 30. ANKARA’ NIN ESKİ BİR RESMİ (16.YY?) (Yarışma Şartnamesi Kapağı’ndan)


Bu yarışmanın amacı;
“.....Ankara Kalesi ve çevresinin bugün içerdiği tarihi ve kültürel değerleriyle, geleneksel dokusuyla, turistik çekiciliğiyle korunması ve geliştirilmesidir. Bu amaca ulaşmak için; Kaleiçi’nde teknik ve sosyal altyapının düzenlenmesi, kent bütünüyle doğru bir bağlantı kurulması, yapıların sağlıklaştırılması, bakım ve onarımları ile boş alanların çevreye uyumlu olarak değerlendirilmesi gibi hem fiziki hem de sosyal, kültürel,ekonomik düzenlemelerin bir bütün içinde ele alınması...”
(40) olarak belirlenmiştir.

Yarışma; konusunda şehircilik, mimarlık ve restorasyon disiplinlerinin bu daldaki bilgi birikimi, beceri ve duyarlılığını bütünleştirmeyi ve türünün ilk örneği olması bakımından meslek çevrelerinde büyük ilgi çekmeyi başarmıştır. 118 şartnamenin satın alınmış ve 40 projenin teslim edilmiş olması, yarışmanın ilgi çektiğinin bir göstergesidir (41).

Ancak, yarışmada birinci seçilen Mimar Tülin AKMAN Altındağ Belediyesi ile birlikte yarışmaya girdiği elemanları tarafından telif hakları olduğu iddiası ile dava edilmiştir (42) .

Mahkeme devam ederken, Altındağ Belediye Başkanlığı tarafından Koruma Planı yapım sözleşmesi onaylanmış ve yaklaşık yedi ay sonra plan ön çalışmaları tamamlanmıştır (43). Belediye 1/5000 ölçekli çalışmanın yetersiz olduğunu belirtmiş (44), ancak 1/5000 ve 1/1000 ölçekli “Ankara Kalesi Koruma ve Geliştirme Projesi”, Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından koşullu olarak onaylanmıştır (Şekil 31).



Şekil 31. ANKARA KALESİ KORUMA GELİŞTİRME PROJESİ (Son tasarı; Kaynak Akman Proje Ltd. 1994)

Altındağ Belediyesi’ nin de davalı olduğu mahkeme süresince Koruma Planı yapımı sürdürülmüş, ancak mahkeme kararı davacılar lehinde olduğundan, T.K.T.V. Ankara Koruma Kurulu onayına rağmen plan uygulaması durdurulmuştur.

Onaylanan Çerçeve Plan doğrultusunda hazırlanan, uygulama projelerinin tesliminden önce, sosyal, kültürel ve ekonomik düzenlemelerle ilgili olarak hazırlanan çalışmaların Belediye’ de görüşülmesi ve Planın son şeklini alması gerektiği müellife bildirilmiştir (45).
Ancak, bu tarihten itibaren Belediye yetkilileri sanki Koruma Planı yeniden ele alınıyormuşçasına analitik çalışmalar istemiş, Plana yönelik eleştirileri artan bir şekilde sürmüş, adeta bir “teknik savaş” başlatmışlardır.

Görüldüğü gibi, Ankara Kaleiçi’ ni bir “Kültür ve Turizm Merkezi” haline getirmeyi amaçlayan ve bu fikri ile uygulamaya en yatkın projeyi geliştirerek yarışmayı kazanan proje tamamlanmış olmasına rağmen uygulamaya geçememiştir. Kale içinde tek yapı onarım projeleri dahi Altındağ Belediyesi tarafından onaylanmayarak bekletilmektedir.
Bu belirsiz durum spekülatörlerin işine yaramış son 4 yıl içinde en az 10 misli artan fiyatlar karşısında, kaçak yapılaşma ve onarımlar alabildiğine artmıştır. Belirgin bir denetim mekanizması olmamasından kaynaklanan kaçak işlemler zaten bozulmuş olan dokuyu daha da bozmaya başlamıştır (46).
Altındağ Belediyesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’ nün şimdiye kadar sürdürdüğü desteğini de alarak “Ankara Kalesi Koruma Amaçlı İmar Planı” nın uygulamaya yönelik detay projelerini hazırlaması ve uygulaması gerekmektedir.

Ancak, uygulama için gerekli maddi kaynağın bulunması, koruma yönünde uygulama yapılması, koordinasyonu sağlayacak, planları ve uygulamayı denetleyecek güçlü bir teknik birim oluşturulması gereklidir. Halkın uygulamaya katkısını ve ilgisini çekecek katılımsal tasarım ve uygulama süreçleri düşünülmelidir. Konuyu bütünüyle Kaleiçi Tarihi Kent Dokusunun yeniden düzenlenmesi ıslahı ve korunması olarak ele almak gereklidir. Uygulamada bu bölgelerin özellikleri bulunan ancak diğer kent parçasından farklı bir konumu olmayan alanlar olduğu unutulmamalıdır. Pilot bölgeler seçilmeli, öncelikle bu bölgelerde çevreye örnek olacak, çevre kalitesini ve rantını yükseltecek altyapı çalışmaları, meydan, yaya yolu ve tarihi yapı çevre düzenlemeleri yapılmalıdır. Yapısını onarmak isteyenler desteklenmeli, Eski Eser Onarımına Katkı Fonu benzeri fon, kredi ve hibe mekanizmaları oluşturularak işletilmelidir.

5.3.3. Koruma ve Geliştirme İlkeleri

“Ankara Kalesi Koruma Amaçlı İmar Planı” nın koruma ve geliştirme ilkeleri aşağıda verilmiştir:

a. Kale içi geleneksel dokusunun korunmasında, sadece büyük mimari özellik gösteren, görkemli, görünüşte önemli yapılar değil, geçen zamanla kültürel anlam kazanmış, basit, mütevazi yapı ve yapı grupları korunarak değerlendirilecektir.
b. Kale içi evlerinin korunma ve onarılmasındaki amaç onların mimari özelliklerini bir sanat eseri olduğu kadar bir tarihi belge olarak da korumaktır.
c. Korumada temel tutum korumanın kalıcı olması, devamlılığının sağlanmasıdır.
d. Kale içi konut dokusunun korunması, onları yararlı bir toplumsal amaç için kullanmakla kolaylaştırılabilir. Kültür ve Turizm fonksiyonları, istenilen amaca hizmet etmektedir ancak bu nedenle yapıların PLANI yada SÜSLEMELERİ DEĞİŞTİRİLMEDEN bu sınırlar içinde yeni işlerin gerektirdiği değişiklikler tasarlanabilir ve buna izin verilebilir.
Koruma için yapıların devamlı kullanılması bakımlarının sağlanmasını da getirmektedir. Bu nedenle toplumsal bir işlev getirmek, yapıyı görevlendirmek, taşınmaz kültür varlıklarının yaşamlarını devam ettirmek gerekli gözükmektedir.
Kale içinde halen konutlar ilk, özgün işlevlerini sürdürdüklerinden, bazı kesimlerde bu işlevle aynı anlamda konut, turizm amaçlı kiralık konut, pansiyon, otel vb. barınma önerileri getirilirken, bazılarında ise konut mimari özelliklerini bozmayacak kültürel, turistik ve ticari mekanlar oluşturulmuştur.
e. Kale içi konutların korunmasında çevre bakım ve düzenlenmesine azami önem verilecek, geleneksel ortama uymayan, kütle ve renk ilişkilerini değiştirecek HİÇ BİR YENİ EKLENTİYE, YOK ETMEYE, ya da DEĞİŞTİRMEYE izin verilmeyecektir.

5.3.4. Onarım ve Çevre Düzenleme İlkeleri

“Ankara Kalesi Koruma Amaçlı İmar Planı” nın onarım ve çevre düzenleme ilkeleri aşağıda verilmiştir:

a. RESTORASYON VE EKLENTİLER: Kale içi evlerinin estetik ve tarihi değerini korumak ve ortaya çıkarmak amacıyla onarım (restorasyon) yapılacaktır. Onarımın bilgi gerektiren bir disiplin, bir meslek ve uzmanlık dalı olduğu kabul edilmiştir. Onarım, değerlerin tüm olarak özgüne bağlı kalınması, özgün malzeme ile güvenilir
belgelere dayanması, aktarma, benzetme ve olasılıklardan sakınılması gereklidir. Tarihi yapının mimari bütününe, kompozisyonuna saygıyı yitirmeden EKLERİN TANINACAK ŞEKİLDE YAPILMASI ve YAPILDIĞI DEVRİN DAMGASINI TAŞIMASI öngörülmüştür.

b. ARAŞTIRMA GEREKLİLİĞİ: Herhangi bir onarımdan önce, onarım süresince ve sonunda mimari ve tarihi araştırma ve inceleme yapılacaktır.

c. MALZEME KORUMASI: Kale içi yapıları genel olarak ahşap iskelet sistemi, kerpiç ve tuğla dolgu malzemesi ile inşa edilmişlerdir. Ahşap, kerpiç, vb. geleneksel malzeme koruması günümüzdeki tekniklerle yapılmalı, kurulacak laboratuarda malzeme araştırılması yapılmalıdır. Geleneksel tekniklerin yetersiz kaldığı yerlerde koruma
ve inşa için bilimsel verilerle ve deneylerle geçerliliği saptanmış herhangi modern bir teknik kullanılabilir.

d. FARKLI DEVİR EKLENTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Kale içi evlerinde çeşitli devir izlerini gözlemek mümkündür. Bunun
nedeni yüzyıllardır bu alanın yerleşik alan olarak kullanıla gelmesidir.
Bu devir katkılarını olumsuz ve olumlu olarak nitelemek mümkündür.
Yapıya zarar veren olumsuz nitelikleri ayıklayarak, olumlu çeşitli
devir eklentilerini koruyarak onarım yapılacaktır. Onarım esnasında
bu devir özelliklerinin olumlu ya da olumsuz olduğu kararı sadece
plancı ve onarımcıya bırakılmamalı, ekip olarak karar verilmelidir.

e. ONARIMDA EKSİK KISIMLARIN TAMAMLANMASI: Onarımda
eksik kısımlar tamamlanırken, bütünle uyumlu bir şekilde
bağdaştırılmalı, fakat bu onarımın aynı zamanda artistik ve tarihi
tanıklığı yanlış bir şekilde yansıtmaması için, orjinallikten
AYIRDEDİLEBILECEK bir şekilde yapılması gereklidir.

f. EKLENTİLER: Eklemelere, ancak, yapının ilgi çekici bölümlerine,
geleneksel konumuna, kompozisyonuna, dengesine ve çevresiyle olan
bağlantısına zarar gelmediği hallerde izin verilebilir.

g. ÇEVRE DÜZENLEME İLKELERİ: Çevre düzenlemede, mevcut
dokunun azami derecede ön plana çıkarılması için, özgün durum
ları korunmuş, ilave ağaçlandırma, vb. öğeler kısmen
kullanılamamıştır. Tarihi dokusu içinde arazi meyilleri mümkün
olduğunca değerlendirilmiş,kendi kotlarında çözümler getirilmiştir.

h. KENTSEL ÇEVRE DIŞ MEKAN ÖĞELERİ:Tarihsel doku içinde
kullanılması düşünülen kentsel çevre dış mekan öğelerinin seçiminde
en temel kural ürünün özgünlüğünün yanında çevresel dokuyla görsel
ilişkiyi tamamlayan içerikte tasarlanması, uygulamada ve mekan
belirlenmesinde hassasiyet gösterilmesidir. Tarihsel çevrelerde
çağdaş teknoloji ve malzeme ile oluşturulan ürünler mekana özgün ve
mevcut dokuyu ön plana çıkartan çizgide tasarlanmalıdır.
Ankara kale çevresel düzenlenmesinde seçilen dış mekan öğelerinin
çeşit ve sayı olarak sınırlanmasında temel kriter mevcut olan ve
mutlak yaratılması gerek tarihsel doku ve kütle mekan dengesini
korumaktır. Öğelerin tasarımında tarihsel dokudaki özgün
malzemeler, taş ve masif ahşap temel alınmış gerekli olduğu
konumlarda cam ve ışık geçirgen malzemeler seçilerek kütle mekan
dengesi korunmaya çalışmıştır. Tarihsel doku içindeki bitki örtüsü
mümkün olduğu kadar her konumda korunması benimsenmiştir.

5.3.5. Ulaşım İlkeleri

“Ankara Kalesi Koruma Amaçlı İmar Planı” nın Ulaşıma ilişkin ilkeleri aşağıda verilmiştir:

a.TAŞIT ULAŞIMI: Kale içi Kültür ve Turizm Merkezine taşıt ulaşımı kolaylaştırılmış, yeni yol ve otopark önerileri ile Kale Kent ile bütünleştirilmiştir.

b. YAYA DOLAŞIMI: Kale içi bütünüyle yayaya ait olacaktır. Servis ihtiyacı dıştan kapılara yaklaşmak şeklinde tasarlanmıştır. Kaleiçi dokusunun organik sokak yapısı korunacak, yaya ulaşımına açık olacaktır.

c. HIZLI ULAŞIM: Günümüzde helikopter ile hızlı kent-
içi ulaşımı sağlanabilmektedir. Bu nedenle, Kale içi Kültür ve Turizm Merkezi giriş yakınında, protokol erkanı ile sağlık vb. hizmetleri servis verecek küçük çapta bir helikopter pisti önerilmiştir. Taşıt ulaşımı ile de bağlantılı olan bu pist folklor, toplanma gibi toplu kitlesel gösterilere de hitap edecektir.






II. BÖLÜMÜN DİPNOTLARI

33 JANSEN, H., 1937, "Ankara İmar Planı", Alaeddin Kıral Basımevi,
İst. s.18.
34 "Ankara Kalesi Koruma Geliştirme Projesi, Tesbit ve Değerlendirme
ve Ön Kararlar", Kültür ve Turizm Bakanlığı, Eski eserler ve Müzeler
Genel Müdürlüğü, O.D.T.Ü. Mimarlık Fakültesi, Restorasyon Bölümü
1980, s.67. Bu çalışma 1 Ağustos-1979 - 29 Şubat 1980 tarihleri
arasında yapılmıştır.
Bkz. Ankara Kalesi Koruma Geliştirme Proje Yarışması Şartnamesi,
1987., Ajans Türk Mat., Ank., s.229-237.
35 Ankara Kalesi Koruma Geliştirme Projesi, Broşür, Kültür ve Turizm
Bakanlığı, Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü, 1986.
36 T.K.T.V. Yüksek Kurulu'nun 30.3.1985 gün ve 209 sayılı kararı.
37 T.K.T.V. Yüksek Kurulu'nun 15.5.1987 gün ve 3194 sayılı kararı.
Saptama ve belgeleme çalışmaları esnasında 6 tescilli yapının yerinde
olmadığı veya yenilendiği saptanmıştır.
39 Kale Yarışma Şartnamesi, a.g.e., s.281.
40 Kale Yarışma Şartnamesi, a.g.e., s.14.
41 Yarışma Sonuçları ile ilgili 03.03.1988 Tarihli Jüri Değerlendirme
Raporu.
44 Akman Proje’nin Altındağ Belediyesi İmar Müdürlüğü’ne yazdığı 24.
07.1990 gün ve Kale/03 sayılı yazısı.
45 T.K.T.V. Ankara Bölge Kurulu’nun 2. 08. 1991 gün ve 1075 sayılı yazısı.
46 Akman Proje’nin 26. 08. 1991 gün ve 6817 sayılı yazısı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder