Bu Blogda Ara

http://ankaratarihi.blogspot.com/ iceriginin kopyalanmasi halinde 5846 sayili FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU'na gore yasal islem uygulanir.Bu sitedeki yazilara yorum yapabilirsiniz, siteye üye olarak kendi sitenizden link verebilirsiniz.

21 Nisan 2014 Pazartesi

ANKARA’DA 90 YILDA YOK OLAN DOĞAL VE TARİHSEL / KÜLTÜREL ÇEVRE: SORUNLAR-ÇÖZÜMLER

ANKARA’DA 90 YILDA YOK OLAN DOĞAL VE TARİHSEL / KÜLTÜREL ÇEVRE: SORUNLAR-ÇÖZÜMLER

Prof. Dr. Mehmet Tunçer Ankara Üniversitesi, Sosyal Çevre ABD Öğretim Görevlisi, Gazi üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Görevlisi

Anahtar Kelimeler: Ankara, Doğal, Tarihsel, Kültürel, Bağlar, Akarsular, Dereler, Planlama, Koruma. Keywords: Ankara, Natural, Historical, Cultural, Vineyards, Streams, Planning, Conservation.

ÖZET: Bu bildirinin amacı; Ankara’nın Cumhuriyet Başkent’i oluşundan bu yana geçen 90 yıl içinde kaybettiği doğal ve tarihsel/kültürel değerleri (mirası) özetle vermek ve yok oluşun önüne geçebilmek amacı ile çevresel ve kentsel politikalar önermektir.

SUMMARY: The aim of this paper, since it became the Republican Capital of Turkey, Ankara, give a short description of lost in the last 90 years of natural and historical / cultural values (heritage). To develop policies in order to avoid extinction of the environmental and urban heritages.

Bu Bildiri; Ankara Üniversitesi, Ankara Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi (ANKAMER) tarafından düzenlenen “Başkent Oluşunun 90. Yılında Ankara: 1923- 2013” konulu Sempozyum’da sunulmuştur. 
7-8 Ekim 2013, DTCF.


GİRİŞ
 Ankara; vadilerini, bağlarını, derelerini ve çaylarını ve tarihsel çevresinin büyük bir kısmını Cumhuriyet Başkenti olduğundan bu yana geçen 90 yıl içinde kaybetmiştir. Ankara akarsuları, dereleri, çayları; Kavaklıdere, Hoşdere, Dikmen Deresi, Bentderesi, İncesu Deresi, Bülbülderesi, Bademlik Deresi, Kıbrısköyü Deresi, Hacı Kadın Deresi ve diğerleri çevre duyarsızlığı içinde çarpık ve plansız kentleşmeye nedeni ile önce kirletilmiş, daha sonra üstleri kapatılarak birer kanalizasyon toplama ağına dönüştürülmüştür.
 Günümüzde de Atatürk’ün mirası olan Atatürk Orman Çiftliği çeşitli amaçlarla tahrip edilmeye devam ediliyor. Şehrin en önemli ekolojik koruma alanlarından olan İmrahor Vadisi, Eymir ve Mogan Gölleri Su Havzası, Çubuk Çayı Havzası, Ankara Çayı ve Batıda İstanbul Yolu üzerinde Kazan’a kadar olan verimli tarım toprakları, Kayak Merkezi Elmadağ çevresi tehdit altındadır. Eski Ankara olan Ulus Tarihi Kent Merkezi ve Kaleiçi, 1985-92 arasında yapılan Koruma – Islah Amaçlı Planlarına ve bunun iptal edilmesi sonucundaki parçacı onarım uygulamalarına rağmen merkezi iş alanlarının artan baskısı sürüyor. Keçiören, Etlik ve Dikmen bağları, vadi ve tepeleri ile önce gecekondu işgaline uğramış, vadi tabanlarına kadar yağmalanmasına göz yumulmuş, daha sonra da 1983 sonrasında yapılan “Islah” imar planları ile çok katlı yapılaşmaya açılmıştır. Böylece yerleşilmesi sakıncalı olan vadilerin içlerine kadar inen çok katlı yapılaşma, müteahhit yap sat düzeni ile zaten azalmış olan yeşil dokunun tamamını silip süpürerek yoğunlaşmış, bir beton yığınına döndürmeye başlamıştır.

 I. YOKEDİLEN BAĞLAR ve BAĞ KÜLTÜRÜ

Bağ evleri Angora’da (Ankara) 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başında, yaz başlayınca gidilen ve güz başına kadar kalınan bir yaşam kültürü alanıdır. Angora ve çevresinde bağcılık milattan öncesine dayanmaktadır. Hititler döneminde ama özellikle İsa’dan önce 8. yüzyıllarda Frig’lerde çeşit açısından çok zengin ve bakımlı bağların bulunduğu bilinmektedir. Evliya Çelebi Angora bağları için “Mamur, abadan, üzümü çok olduğundan adına Engûrü adını vermişlerdir.” demektedir.









 Şekil 1-2 : KEÇİÖREN’DE YANGIN SONUCU TAMAMEN YOK OLMUŞ MUSTAFA AYGÜN BAĞ EVİ ESKİ FOTOĞRAFLARINDAN YENİDEN İNŞA EDİLMİŞTİR
(Kaynak: http://www.asirproje.com.tr/bag-evi.htm)

 “Engûrü” Farsçada üzüm anlamına gelmektedir. Kışın Eski Ankara’da, Tahtakale, Kaleiçi ve çevresini aşmayan sınırlar içinde oturulur, bahar geldiğinde, nisan sonu mayıs ayı başında bağ evlerine göç edilir, ekim ayının sonuna kadar buralarda kalınırdı. Şeref Erdoğdu’ya göre Angora’da 32 bağ ve bahçe semti bilinmektedir .

Keçiören’de Çoraklık, Kızlarpınarı, Mecidiye, Hacıkadın Deresi, Karabağ, Solfasıl Çın Çın, Karaca Kaya (şimdi sitelerde bir cadde), Samanlık, Abidinpaşa, Kınalı Köşk, Frenközü (şimdiki Türközü), Lakavuz, Büyük Dedeman Otel’inin çevresi, Seyran Bağları, Dikmen Bağları, Çankaya, Yukarı Öveç, Aşağı Öveç, Keklik, Çatlaklı, Söğütözü, Pamuklar Çiftliği, Etlik Bağları, İğdelidere ve Ayvalı bağları .
Bu makalenin devamı:

http://www.gazikitabevi.com.tr/urun/dunden-bugune-kulturel-miras-ve-koruma

Sayfa Sayısı:430
Basım Yılı:2017
Yazar: Mehmet Tunçer
Yayınevi: Gazi Kitabevi
ISBN: 9786053445227



2 yorum:

  1. BAĞ VE BAĞÇELER: Şehrin cihât-ı selâsesini tezyin eden onbine kârib bağlarda mükemmel ve muntazam kâşâneler ve köşkler ve leziz sular ve selsebîller mevcûd olub Memurîn ve ahâliden kısm-ı küllisi mevsim-i sayfda bağ ve bağçelere nakil ile yaz faslını buralarda imrâr ederler.
    Ankara şehrinin en ziyâde şöhret dar-ı letâfet eden bu bağlardır ki ekserisinin şehre yirmi otuz dakika kurbiyeti olarak her biri tenezzühât-ı kalbiyeye hakikaten bir cilvegâh i’tilâ olduğundan bunlardın mevsim-i rebi’de teceddüd eden tarâvet ve nezâreti kulub-ı nâzırını müstağrık envâr-ı şevk ve meserret etmekde ve evâsıt-ı sayfa değin her dem taze olan çimenzar şükufe ve ezhârı temâşa giranı hayat-ı fezâ bir zevk-i ruhâniye isâl eylemekdedir.
    Ankarada fusul-ı erba’a tamamiyle icrâyı ahkam etdiğinden feyyaz-ı kudretin mevsim-i baharda ibzâl etdiği bedayi’ ruhu perveri hangi cihete atfı nigâh-ı temâşe edilse nazar-ı rubayı latâfet olmakda ve bütün zemin ezhâr gûna gûn ile müzeyyen bir kadife-i zümridîn tabi’atın en şa’şadar tezyinâtını arz-ı enzâr-ı şevk-i meserret etmekdedir. (Ankara Vilâyet Salnamesi, Sene 1320, s. 137)
    Sn. Abdülkerim Erdoğan'dan alıntıdır..

    YanıtlaSil